İçsel

İz

Bu bir çeşit düşüş sanırım, tutunmak isteyeceğim ama tutunamayacağım... Bir kaybediş. Acı veren. Onca yıl bir limandı bana. Kasvetli havaların getirdiği dalgalarla başa çıkmak zordu. Bilirdim bir nefesin orada mümkün olduğunu ve bir bu kadar tatlı. İşte bunu kaybettim. Soğuk suların ortasındayım taşmış bir şekilde. Toplayamıyorum, toparlanamıyorum. Gözüm orayı arıyor, bir hatır ve umutla. Düşüyor… Okumaya devam et İz

Reklamlar
Felsefe

Deizm ve Teizm

Hiçlikten varlığa uzanan uzun bir yol...Nedeni tartışılan yoğun bir noktanın genişlemesiyle oluşan Big Bang ve varoluş süreci...Mekan ve zamanın anlam kazandığı sancılı bir yolculuk... Yaklaşık on dört milyar yıl öncesine dayanan bu ilk hareket devamında; gezegenleri, yıldızları, göktaşlarını, galaksileri, sistemleri, neticesinde canlıları oluşturacaktı. Dünyanın oluşumu için henüz erkendi. Evren, kaotik bir varoluş sancısı çekiyordu. Yapımlar… Okumaya devam et Deizm ve Teizm

Edebiyat

Sahi

Okullar, yaz tatili arasına girince, çocuklar kendilerini sokakta buldu. Tüm yıl, robotlaşma eğitimini başarıyla gerçekleştirmişlerdi. Akılları, gözleri, kulakları, ağızları, başkalarındı; çocukların değil... İradeleri, soruları, hisleri ellerinden alınmıştı. Hiç talep etmediler, merak etmediler ve öğrenmek istemediler. Talebe değil, ruhsuz et yığını oldular... Bir dakika! Biri geliyor, Akın mı? Esmer, büyük gözlü, kıvırcık saçlı, küçük burunlu; meraklı,… Okumaya devam et Sahi

Edebiyat

Edebiyat ve toplum ilişkisi

Edebiyatın, insanlarla; insanların ise toplumla ilişkisi yadsınamaz. Edebiyat, estetik bir şekilde anlatma sanatıdır. Anlatmasına anlatalım da kime? Ya da neyi anlatacağız? Ortaya konulan eserler, fikirler, yapıtlar bir nevi toplum inşasında kullanılan araçlardır. Bu araçların kalitesi, bıraktığı etki ile belli olur. Çünkü bir şey değerlendirilemiyorsa varlığının nedeni ortadan kalkar. Bunu başarmak için toplumu iyi analiz ederek… Okumaya devam et Edebiyat ve toplum ilişkisi

Edebiyat · Felsefe

Münferit

Aynada yansımasını gördü. Saçı düz olmasına karşın, gece yastıkla yaşadığı münakaşa sonucu bir kıvırcık kadar dağınıktı. Gözünde gözlüğü de yoktu. Evin içinde sis olabileceğini düşünecekti. Hızlı hareket edip elini yüzünü yıkamalı ve dişlerini fırçalamalıydı lakin ortamın sakinliğine kanarak uyku moduna geçmişti ki duyduğu şu sesle irkildi: — Münferit, kahvaltı hazır! Evet, seslenen annesiydi. Sabah namazından… Okumaya devam et Münferit

Genel Kültür · Sanat

Fırçanın ucundaki hayat

İnsan dolar; sevinçle, hüzünle, sevgiyle, kederle… Ruhumuz var bizim, hislerimiz. İnsanı insan yapan kavramlardan bazılarıydı bunlar. Belki de insanı insandan ayıran şeylerdi… Fark edilmiş tüm bunlar, varlığın mana boyutu. Böylesi bir bedende, böyle hareketli bir varoluş içindeyiz. İnsan, anlatma ihtiyacının olduğunu anlar burada. Çünkü bunlar ya fazladır, azaltmak ister; ya da azdır, çoğaltmak… Kendimizi ifade… Okumaya devam et Fırçanın ucundaki hayat

Felsefe

Tanrı’dan dinlere: Uyanış

Neden Bilmiyorum ama bir şeyleri yanlış yapmaya çok meyilli bir milletiz. Özellikle ideolojik konularda. İçimi sürekli hapur hupur yiyen bir sıkıntı olmaya başladı bu durum. Birkaç ay önce bir foruma “İnanan neye inandığını, inanmayan neye inanmadığını bilmiyor” adlı bir konu açmıştım. Oldukça kısa ifadeler kullanmıştım ama artık içimi rahatlatmanın zamanı geldi. İnanç mevzusuna ciddi anlamda… Okumaya devam et Tanrı’dan dinlere: Uyanış